ÖZGÜRLÜK İNSANIN İÇİNDE BAŞLAYAN BİR YOLCULUKTUR

özgürlük İnsanın İçinde Başlayan Bir YolculukturGiderdi gitmesine ama gidemiyordu işte! Tutundukları, bırakmıyordu onu.. Kendini özgür sanıyordu, her şeyi yapabileceğini sanıyordu ama gördü ki özgürlük bu değildi. Özgürlük insanın içinde başlayan bir yolculuktu.

Bunaldığı zamanlardan birinde ne yapacağımı bilmezken bir şairin dizeleri geldi aklına

“Gün olur alır başımı giderim...” Özgürdü, para onun için hiç mi hiç sorun olmamıştı, sağlıklıydı ve gidebilirdi… Yepyeni bir hayata başlayabilir belki de bu güne kadar yakalayamadığı mutluluğu yakalayabilirdi. İyi fikir gibi gelmişti düşündükleri… Nereden başlamalıydı? Yaşadığı şehrimi terk etmeliydi yoksa kendini mi değiştirecekti?

İlerleyen yaşıyla beraber büyüttüğü alışkanlıklarını düşündü… Onlar artık hayatının bir parçası haline gelmiş vazgeçilmezleriydi. Fark etse de yapıyordu fark etmese de. Artık bazılarından kurtulmanın zamanı gelmişti. Bazıları diye düşündü ona ait olmayanlar ya da zamanla ona ait olmadığını düşündükleri… Onlarla olamıyordu artık. Ne var ki alışkanlıklarıyla otomatik çalışan bir robot gibi gibiydi istemsiz çalışan.

Ya içinden yada dışından başlamalıydı alışkanlıklarından kurtulmaya... Dışı değiştirmek daha kolay gibi geldi içinden. Saçları, giyimi, seçtiği renkler… Saçlardan başlamaya karar verdi. Bu değişim onu yepyeni biri yapacaktı, mutlu olacaktı. Bir tür motivasyondu ama birden içinin sıkıştığını hissetti. Ya istediği gibi bir renk olmazsa, ya yeni renk ona yakışmazsa, ya beğenilmezse… Beğenilmek ne kadar önemliydi? Fark etti ki önemliydi. Vazgeçti. Saçların rengini değiştirmeye hazır değildi. Beğenilme tutkusu onu bu değişim için tutmuştu.

Giysilerini ve dolayısıyla dış görünümünü değiştirebilirdi. Kendisini hep klasik bulurdu. Bazen modern olmaya çalışır ama yine kendisini klasik giysiler içinde bulurdu. Bir türlü cesaret edememişti bu değişikliği yapmaya ama bu kez kararlıydı. Alış verişe çıktı, yanları cepli modern bir pantolon satın aldı. Oldukça şıktı. Üstünü bir tshirt ile tamamladı. Bir müddet bekledikten sonra onları giymeyi denedi. Giydi giymesine ama kendini hiç de rahat hissetmedi içinde. Modernlik ona göre değildi sanki. Ne hissettiğini düşündü, niye kendini rahat hissetmemişti o giysilerin içinde… Tanıdık bir duyguyu fark etti. Beğenilme tutkusu. Yine o duygu sarmıştı benliğini. Beğenilme duygusu kendi arzularını önündeydi. Yine aynı duygu tutmuştu onu...

Belki işini bırakmalıydı yada değiştirmeliydi. Bunu düşünmek bile içini ürpertti bir an. Ya aynı imkanlarla benzer bir iş bulamazsa, ya işsiz kalırsa, başkalarına muhtaç olursa, onun için ne düşünürlerdi. Korkular hemen içini kaplayıverdi tahmin bile edemeyeceği bir hızla... Bu kez de korku duygusu tutmuştu onu değişimi istese de.

Sevgilisiyle de ilişkileri pek yolunda gitmiyordu hatta bitti denecek boyutlara gelmişti. Uzun yıllara dayalı beraberlikleri de alışkanlıklara yenik düşmüş ve artık anlamlar yitirilmeye başlamıştı. Şüphesiz sevgi vardı ama artık heyecan ve arzu kalmamış, paylaşımda bitmişti… Bu ilişki bitmeden hiç bir yere gidemezdi. Cesaretini toplamalı ve söylemeliydi. Bu kez vicdanı ile başbaşaydı. Kimseyi incitmek istemediği için bu sorunu nasıl çözeceğini de bilemiyordu. Bu kez de onu vicdanı, değer yargıları tutmuştu.

Ailesini düşündü, yaşları bir hayli ilerlemiş anne ve babası geldi aklına… Ne mümkündü onları bırakıp gitmek… Sevgisi, özlemleri dillendi içinde daha ayrılmadan… İçi elvermedi, yapamazdı, onları bırakamazdı… Bu kez de aile bağları tutmuştu onu.

Giderdi gitmesine ama gidemiyordu işte! Tutundukları, bırakmıyordu onu… Kendini özgür sanıyordu, her şeyi yapabileceğini sanıyordu ama gördü ki özgürlük bu değildi. Özgürlük insanın içinde başlayan bir yolculuktu. Önce içindeki yolculuğa çıkması gerekmekteydi. Kendini bulma yolculuğu... Zihnindeki illüzyon tutsaklığından kurtulmalıydı. Tutundukları zihnindeydi. Onları bırakmadıkça, algılarını değiştirmedikçe, yaşamının sorumluluğunu almadıkça, gerçekten ne istediğini bilmedikçe özgürlük bir hayal olmaktan öteye gidecek bir şey değildi. İçimizde özgürlük olmadan dışımızda özgür olabilmemiz mümkün değildir.

Şairin dizelerini tekrar mırıldandı ama bu kez niye yapamadığını hiç değilse biliyordu ve biliyordu ki içinde özgürleşmeden nereye giderse gitsin tutundukları da onunla gidecek ve mutlu olamayacaktı. Tutunduklarından kurtulmak için önce kendini tanıma yolculuğuna çıkmağa karar verdi. İlk adımı kendiyle yüzleşerek atmıştı.

Sevgiyle kalın

Fotoğraf: Loren Kerns ~ Flickr
Creative Commons Attribution 2.0 Generic (CC BY 2.0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.