SIRADIŞI BİR DİYALOG

Sıradışı bir diyalog- Seni ihmal etmiş gibi hissediyorum, öyle yoğunum ki.

Başlamakla başlamamak arasında sıkışmış bir ilişki örneğiydi yaşananlar, her iki taraf da henüz birbirine açılamamış ama birbirlerini fark etmişlerdi ve kadın cevap verdi:

- Yoo, oradan öyle mi görünüyor?

Evet demek aslında çoğu kadın için alışılagelmiş bir sözcüktü... Çünkü gerçekte de aranmak herkesin hoşuna giderdi ama ne hissettiği kime bağlıydı? Karşı taraf kendi bakış açısıyla olumlu ya da olumsuz davranışını bir şekilde ifade etmişti. Demek ki aramak istemiş ama arayamamıştı. Yoğun olduğunu öne sürerek aslında bir şeylerin ardına gizlenmek istemişti. İnsan isterse arar ve buna hiç bir güç engel olamaz, kendi bile. Demek ki istememiş ve buna kendince nedenleri vardı.

Kadın az çok biliyordu nedenleri, evli oluşu en büyük nedeniydi ve dolayısıyla özgür değildi. Tutukluğu, onun zihninde bir şeylere tutunduğunu söylemekteydi. Bir yandan da istiyor olduğu ne kadar belliydi. İstedim ama olmadı ve ardından bir de yaptığını haklı çıkarmak için bir bahane ki davranışı sorgulanmasın. Ya da yapamadıkları için kendini inandırmaktı...

Aslında bir taraftan da sözleri samimiyet içeriyordu... Kendi içiyle temas kurmuş ve hissettiklerini ifade etmişti. Aramalıydım ama yapamadım ve bu nedenle seni ihmal etmişim gibi hissediyorum. Ama görünenin ardında ise mevcut düzenini bozabilme ihtimalinin getirdiği endişe vardı belki de. Belki de korkuyordu henüz bilemediği olacaklar için. O kadına doğru bir çekiliş içindeydi ve bunu bir şekilde durdurmalıydı ya da yaşamalıydı. O nedenle yoğundu, hem de çok yoğun... Aramalarına ara vererek düşünmek için zaman kazanıyordu belki de kim bilir.

Kadın ise aransa da aranmasa da bunun kendisini hiç etkilemediğini biliyordu. Çünkü değerlilik duygusunu insana ancak kendisi verebilirdi bir başkası değil. Birini sevmek, ona değer vermek kendine değer vermekten geçerdi. O nedenle kadın kendini ihmal edilmiş hissetmemişti. O kendini ve değerini o kadar iyi biliyordu ki bu gerçeği kendisinden başka kimse değiştiremezdi. İşte ne hissettiğinin kendisine bağlı olması böyle bir bilişti.

O erkeğe karşı hissettikleri ise sadece sevgiydi, saf sevgi… Karşılık alsa da almasa da... Sevmek ve onun ardında durabilmek. Sadece sevmek... Sevgisinin ardında kendisine katacağı bir değer yoktu. Çünkü o zaten kendisini sevmekteydi, bir başkasının onu sevmesiyle bu sevgi büyümeyecekti. O nedenle ona kızmadı, kızamazdı da... Herkes dilediği gibi hissetmekte ve davranmakta özgürdü...

 - Peki, aslında sesini duymak istemiştim... Sesini özledim.

 - Bense seni özledim…

Yüreğinin kapıları açıktı kadının sonsuzluğa kadar, sevgisi engin ve derindi... Ne bunu söylemekten çekiniyordu, ne de yaşamaktan. Aşk böyle bir şeydi, koşulsuzca gelir, sorgusuzca yaşanırdı… Şüphesiz niyeti kurulu bir düzeni bozmak değildi. Ama hissettiklerini de cesaretle ifade edebilecek kadar da özgürdü.

Yaşam deneyimlerimiz, ihtiyaçlarımızla oluşur ve bu ihtiyaçlara birileri hizmet eder. Her birliktelik kişilerin birbirlerine karşılıklı aynalık yaparak kendi gerçekleriyle buluşmalarını sağlar. Kendisiyle buluşan insan tamamlanır, bütünlenir. Bazen yaşanan deneyimler aykırı koşullar üzerine kurulsa da insanın kendi içini görmesini sağlar.

 - Seni görebilir miyim?

 - Bunu istediğinden emin misin? Yaşayacaklarının sorumluluğunu alıyorsan neden olmasın...

Herkes kendi seçimlerinden sorumludur. Hiç kimse bir başka kimseye istemediği bir şeyi yaptıramaz.

İyi ya da kötü yoktur, sadece deneyim vardır. Deneyimi kişiler kendi özgür iradeleriyle ve seçimleriyle başlatırlar ve sonuçları kendilerine aittir.

 - Şu an bir tek şey istiyorum seni yeniden görmek... Yaşamım yeni bir dönemecin başında ve bir karar vermem gerekiyor. Bunu seninle paylaşmak istiyorum.

 - Peki nerede buluşalım?

İlişki başka bir boyut almaya başlamıştı ve hiçbir şey zannettiğimiz  gibi olmayabilirdi...

Yaşamda tesadüfler yoktur. Tesadüfler insanların kendi içsel ihtiyaçlarının tezahürleridir ve yaşanır.

Fotoğraf: Pedro Ribeiro Simões ~ Flickr
Creative Commons Attribution 2.0 Generic (CC BY 2.0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.