VAR MISIN YOK MUSUN? SEN DE VARSIN, İYİ Kİ VARSIN!

Var Mısın Yok musun? Sen De Varsın, İyi Ki Varsın!Yine kalbi kırılmıştı ve yine hayal kırıklığı yaşamaktaydı. İlişkisindeki fedakarlığın haddi hesabı olmamıştı. Hep vermiş ve vermekten büyük haz duymuştu. Birilerini mutlu etmek onu daha da mutlu kılıyordu. Ama bir türlü hak ettiğini düşündüğü davranışı karşı taraftan göremiyordu. Bu kaçıncı birliktelikti ama nafile sonuç aynıydı...

Kendimizi geliştirmenin ve farkındalığın ilk basamakları kendini yok saymaktan geçer. Kişi kendi varlığını fark edebilmek ve var olabilmek için başlangıçta kurban rolünü oynar. Yani olan karşısında kendini yok sayarak yaşamını başkalarının istek ve arzuları üzerine kurar ve bundan mutluluk duyduğu yanılsamasıyla da kendini oyalar. Var olabilmek için yok almayı deneyimlemek gerekir ki var olmanın ne anlama geldiği fark edilebilsin. Tıpkı ışığın karanlık olmadan anlaşılamayacağı gibi kişide kendinin yok olduğu gerçeğiyle karşı karşıya gelene kadar hayal kırıklığı ve kırgınlık yaşamaya devam eder.

Artık ilişkide ne kadar çok verirse o kadar daha çok vermeye karşısındaki kişilerce zorlandığını fark etmişti. Artık vermekten haz almak yerine içinde öfkeler biriktirmeye başlamıştı. Ve bir gün büyük bir öfke patlamasıyla isyan etti. “Yeter artık bu böyle gitmez!”. İşte nihayet dibe vurmuş kendini yok ettiğini fark etmişti. Şimdi var olmak ihtiyacındaydı…

Ruh yok oluşun farkındalığına öfke patlamasıyla varır. Bu derin isyan kendi kendine var olduğunun haykırışıdır. Önce kendi içinde bu gerçeği görür ve kabul eder, daha sonra bunu çevresine yansıtır. Artık değişim başlamıştır ve başlangıçta değişim kendini yok oluş ve var oluş arasında gösterir. Var oluş farkındalığı arttıkça kişi kendinden başkalarını ayrı görür ve kendini savunma, kendini koruma mekanizmalarını çalıştırır. Kendini önemli ve değerli hissetmeye başlar. Burada 'ben' farkındalığı artmıştır.

Var olmak ihtiyacının ifadesi ilişkisini farklı bir noktaya getirmişti. Bu kez iç çatışmaları yaşıyor, çoğu kez de kendini eşiyle rekabet ortamında buluyordu. Fark etti ki deneyimleri tek başına yaşamıyordu... Karşısında ya eşi ya da iletişimde bulunduğu başka birisi vardı. Kendi istek ve arzularıyla karşısındakinin çarpıştığını gördü. Kendini var etmeye çalışırken karşısında birilerinin de var olduğunu fark etti. Deneyim tek başına olmamaktaydı.

Bu noktada kişi deneyimi paylaştığı karşısındaki kişiyi de anlama ihtiyacındadır. Kendini ilişkide var etmeye çalışırken karşısındaki kişinin de aynı istekler içinde olduğunu görür, kabul eder ve anlamaya başlar. Yani ilişkide empati kurmaya başlamıştır. Görebildiği gerçek yalnız olmadığı ve ilişkide olduğu her kişinin de kendini ifade etme arzusu içinde olduğudur. İçsel kabul 'sen de varsın' gerçeğini yaşatmaya başlar.

İlişkide bulundukları kişilerle empati kurmaya başladıktan sonra herkesin karşısındakine bir şeyler gösterme çabası içinde olduğu gerçeğini fark etti. Eğer eşi ona en başında onu yokmuşcasına davranmasaydı o kendinin yok olduğunu fark edebilecek miydi? Eşi ona bu farkındalığı kazandırırken ne büyük bir görev üstlenmişti.

Var olmayı seçmek kendi özgür iradesiyle vereceği bir karardı. Böylece aldığı her karar ve seçim onun hayatının sorumluluğunun kendisine ait olduğu gerçeğini hatırlattı. O halde tüm insanlar birbirlerine bir şeyler göstermekte yani aynalık rolünü oynamaktaydılar. Büyük bir sevinç duygusu kapladı hayatındaki insanlarla birlikteliği için ve eşine haykırdı; “İyi ki varsın!”.

İnsan bu aşamada yaşamdaki hem kendisinin hem de karşısındakilerin rolünü görür. Hiçbir şey tesadüf değildir. Kişi kendi sorumluluğunu aldığı müddetçe yaşamının nasıl olacağı gerçeğini de kendi oluşturur. Bu süreçte yaşamındaki insanların önem ve değerini anlar ve onları yargılama sürecinden çıkarak onların yaşamında olmalarının sevincini yaşar. Bu noktaya gelen kişi artık kendini fark etmiş, yaratabileceklerinin farkında tam ve bütün olabilme yolculuğuna başlamıştır. Bunun yolu kendi varoluşumuzun bir diğer insanla birlikte olduğu gerçeğini kabul etmekten geçer.

Şimdi siz yaşamınızda neredesiniz?

Sevgimle.

Fotoğraf: Martin Cooper ~ Flickr
Creative Commons Attribution 2.0 Generic (CC BY 2.0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.